Koğuculuk

Koğuculuk

Sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz buyuruyor:

– Koğucu cennete girmez.

Gene buyuruyorlar:

– İki yüzlüler insanların en şerlilerindendir. Bunlara bir yüzle varırlar, onlara başka bir yüzle varırlar, kim ki dünyada iki sözlü (münafık) olursa, Allah da kıyamet günü ona ateşten iki dil takar.

Nemmamlık

Kötü niyetle veya ahmaklıkla duyulan bir sözü, yahud kimsenin bilmediği, saklanması icab eden bir sırrı ifşa etmekdir. Meselâ bir kimse kendisine güvenir, bir sır tevdi eder, o bunu kendisine bir sermaye yaparak herkese duyurur. Hatta bu kötü huya müptela olanların kendileri de bir çok yalanlar ilave ederek yangına körükle giderler. Aklı selîm sahibi olanların böyle kötü ruhlu insanlarla irtibatı kesmeleri en selim yoldur. Bu gün sana getiren, yarın haberin olmadan senden de bir çok yalan haberler götürür. Bazen en sevdiğiniz kimselerle dahi aranıza soğukluk sokarlar. Bunlar sözle yola gelmezler. Islâhları için Rabbü’l-âlemin hazretlerine dua etmek lâzımdır ve şerlerinden de Cenab-ı Hakk’a sığınmalıdır.

Ekrem oğlu Yahya kuddise sirruh der ki:

– Koğucu, nemmam sihirbazdan daha şerlidir. Sihirbazın bir ayda yapamadığını koğucu bir saatte yapar.

Denir ki:

– Koğucunun yapdığı şeytanın yapdığından daha zararlıdır, zira şeytan yapacağını sadece hayallerle ve vesveselerle yapar, koğucu ise yüz yüze ve göz göre göre yapar.

Allah Teâlâ buyuruyor:

– Ayıb araştıran, koğuculukla söz gezdiren kimseye itaat etme. (Kalem sûresi: 11)

Allah Teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur:

– Ağızdan çıkan (iyi veya fena) her hangi bir sözün üzerinde hassas bir gözetleyici bulunur. (Kâf sûresi: 18)

Resûlullah efendimiz buyurdular: (Huzeyfe r. anha)

– Ara bozmak için lâf getirib götüren kimse cennete giremez.

Resûl-ü Ekrem efendimiz, iki kabrin yanından geçiyorlardı:

– Bunlar azab görüyorlar, hem de kendilerinin azab görmeleri büyük şey için değildir, dedi. Sonra sözüne devam ederek:

– Evet günahları büyükdür, biri idrardan sakınmaz, iyice taharetlenmezdi, diğeri de koğuculuk ederdi.

Gene Fahri Kâinat efendimiz buyurdular: (İbn-i Amr (r.a.)’dan)

– Ashabımın hiç biri, diğeri hakkında hoşlanmıyacağım bir şeyi bana ulaşdırmasın. Çünkü ben sâkin bir kalb ile yanınıza çıkmayı arzu ederim.

Resûl-ü Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz:

– İnsanlar arasını islâh için yekdiğerine hayırlı söz ulaşdıran veya hayırlı bir söz söyleyen yalancı sayılmaz.

Mus’ab ibn Zübeyr radıyallahu anh buyurur:

– Nemmamın, koğucunun sözünü dinlemek, nemmamlıkdan daha kötüdür. Zirâ gıybete yol açmakdır. Onun sözünü kabul edip inanmak ise gıybete cevaz vermekdir, bilinir ki, insanların arasını bozanın ve söz taşıyanın kötülüğü çok büyükdür, onun sözü sebebi ile kanlar dökülür.

Bir kimse bir hâkime, filân kişi senin hakkında şöyle diyor, dedi.

– Bizi ziyârete geldin ve üç hiyânet işledin. Bir kardeşimi, kalbimde kötü etdin. Her şeyden uzak olan kalbimi meşgûl etdin, kendini de benim yanımda Fâsık ve Hakîr etdin, dedi.

Allahü Teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur:

– Arkadan çekişdirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi ve ayıblamayı âdet edinene şiddetli azâb vardır. (Hümeze sûresi: 1)

a

Ömer b. Abdülâziz’in yanında birisi nemmamlık yapdı.

Buyurdu ki:

– Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucûrat sûresi: 6)

– Dikkat edelim, yalan söylüyor isen âyeti kerimede: “Fâsıkın sözüne inanmayın” (Hucûrat sûresi: 6) diye bildirilenlerdensin, doğru söylüyorsan, Kur’an-ı Kerim’de haklarında:

Söz taşımak için yola düşenlere (Kalem sûresi: 11)

diye bildirilenlerdensin. Tevbe etmek istersen afvederim.

– Ey emirel-müminin tevbe etdim, dedi.