Güzel Ahlâk

Güzel Ahlâk

Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri buyurur:

“Zatı uluhiyyetime yemin ederim ki, sizin için Allah’ın Rasûlünde iktidaya şayan muhakkak hasleti hamide, ahlâkı hasene vardır ki o haslet Allah’ın sevabını ümid edip rıza-ı ilâhiyeyi tahsile sa’y ile ahiret gününe imân eden ve Allah’ı çok anan (zikreden) kimseler içindir.” (Ahzab, 21)

Gene Kur’an azimü’ş-şanda buyurulmuştur:

“Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzerindesin.” (Kalem, 4)

Resûlü ekrem sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz

Enes b. Mâlik radıyallahu anh’a hitaben:

- Oğulcağızım, sen kalbinde hiç kimseye karşı kin ve düşmanlık beslemeden bulunmağa, güç yetirebildiğin sürece öyle yapmağa devam et (Tirmizî, İlim) buyurdu. Sonra tekrar:

- Oğlum! Bu benim sünnetimdir. Benim sünnetimi ihya eden, beni ihya etmiş sayılır. Beni ihyâ eden de cennette, benimle beraberdir (Tirmizî, İlim) buyurdu.

Allah Dostu Olmak

Abdülkâdir Geylânî kuddise sirruh güzel ahlâklı Allah dostlarını şöyle tarif etmekdedir:

- Allah dostlarının tavırları ne şaşılacak şeydir. Halleri ne kadar da güzeldir. Allahü Teâlâ hazretlerinden kendilerine gelen her şey güzeldir. Allah Teâlâ onları marifetullah üsaresi ile sulamış, kendi lütfunun hücresinde uyutmuş, bizzat kendisi ile ünsiyet etdirmiştir. Hiç şüphe yok ki onların Allah ile beraber bulunmaları ve ondan başka herşeyden alakalarını kesmeleri, elbette güzel olacaktır. Onlar, Allah’ın huzurunda, ona layık olmayan hiç bir harekete tevessül etmezler. Kendilerini bir heybet sarmışdır. Allah diler kendilerini diriltir, ayağa kaldırır ihya eder, uyandırır. Onlar Allah’ın huzurunda tıpkı mağaralarındaki ashab-ı kehf gibidirler. O ashabı kehf ki, Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri haklarında şöyle buyurmuştur:

- Biz onları kâh sağ yanına, kâh sol yanına çeviriyorduk. (Kehf, 18)

Allah dostları, insanların en akıllılarıdır. Her hallerinde Rabblarından mağfiret ve kurtuluş taleb ederler. İşte onların himmet ve gayreti budur. Onlarca yapılması gereken en mühim şey budur. Allahü Teâlâ ve Tekaddes hazretleri hakiki İslâm’a gönül verenlere ve aşağıdaki güzel sıfatlarla bezenenlere mağfiret ve mükâfat vad ediyor.

Allah'ın Öğrettiği Âdâb

Resûlü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Muaz radıyallahu anh’a şöyle tavsiyelerde bulunmuşdur:

- Ya Muaz! Sana takvâyı, doğru sözlülüğü, ahde vefayı, emaneti yerine getirmeyi, hıyaneti bırakmayı, anlaşmayı muhafaza etmeyi, yetime şefkat göstermeyi, yumuşak huylu olmayı, selâmı yaymayı, güzel muameleyi, emelleri azaltıb, amellere dönmeyi, imâna sarılmayı, Kur’an’ı inceden inceye anlamağa çalışmayı, ahireti sevmeyi, hesabdan korkmayı, şefkatli ve merhametli olmayı tavsiye ederim. Yumuşak başlı kimselere söğmekten, doğru adamı yalanlamakdan, günahlara tama etmekden, adil devlet adamlarına karşı gelmekden, yer yüzünde bozgunculuk çıkarmakdan sakın. Sana tenhada, kalabalıkta, her yerde Allah’dan korkmayı tavsiye ederim.

Her günahdan sonra tevbe etmeğe bak. Sır sır olarak, alenî olan da öylece gizli tutulmalıdır. Bunlar, Allah’ın kullarına öğretdiği âdâbdır. Allah kullarını iyi ahlâka ve güzel âdâba çağırır. (İbn Hanbel, 5/245; Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya)