Gayretiniz Uykuya

Gayretiniz Uykuya

Bir gün Mûsa aleyhisselam, Benî İsrailden bir gurub insana uğradı. Onlar ayaklarına papuç giymemişlerdi. Başlarına toprak saçarak ağlıyorlardı.

Musa aleyhisselâm onların haline bakdı, acıdı, kendisi de onlarla beraber ağlamaya, Allah’a şöyle yalvarmaya başladı:

– Ya Rabbi! Bu kullarına acımıyor musun? Bunların halini görmüyor musun?

Bunun üzerine Allah Teâlâ ve tekaddes hazretleri, O’na şöyle vahyetti:

– Ya Musa! Benim rahmet hazinelerim mi tükendi? En çok acıyan olduğumu bilmiyor musun? Onların çekdiği bundan ötürü değildir. Senin anladığın gibi olamaz. Onların sînelerinde dolaşanı, ben bilirim. Onlar bana dua ederken gönülleri benden uzakdadır. Kalbleri dünyaya daha fazla meyillidir.

Bazı büyükler şöyle dediler.

– Kalblerini her hangi bir makama bağlayanlar, doğrulukdan yana nasibsizdirler. Asıl doğrusu, kalbini makamların sahibine, yani Allah Teâlâ’ya verendir. Allah azze ve celle hazretlerinden başka bir varlık bilinmemeli.

İbrahim Düssûki kuddise sirruh buyurur.

– Bir çok suda duran vardır ki susuzdur. Susuzluğu gidermek için yolunu, erkânını bilmek icâb eder.

Burada kastım ihlâsdır, sadâkatdır... O ki, bir illete ve sebebe dayanarak mevlâsına ibâdet eder, O’nu nice bulur?

Bilmeli ki, Hak yoluna girmeğe, ancak mücâdele kılıcı ile, nefsi kesip öldürmekle nâiliyet olur. Bir de nefsin yersiz isteklerini; karşılıksız bırakmakla...

Elinizde daima ihlâs olsun ki, susuzluğun hararetinden kurtulup, o suya kanasınız!

Gene buyururdu ki:

– O kimse nasıl Allah yolunda olduğunu iddia eder ki, ganîmetlerin pay edildiği zaman uyur... İlâhi hazinelerin kapısı ardına kadar açıldığı (yani seher vakti) uyur... İlim denizinin açıldığı gizli ve saklı hikmetler açığa çıkdığı zaman uykuya dalar, onlardan bir pay alamaz.

Bilhassa bu uykular daima Hayy ve Kayyum olan Zât-ı İlâhinin, bütün esmâ ve sıfatı ile tecelli etdiği anda olur... Ne yazık...

Ey yalancı dava sahipleri, yaptığınız bu yalan dava, sizi hiç utandırmıyor mu?

Ya uykuya dalan gayretiniz? O da sizi hiç utandırmıyor mu?.. Ya kötü yola giren ve hizmet eden azminiz... O nedir öyle?..

Hâsılı kelâm budur ki: Tuttuğunuz bu yol tam ehli tarîk olan zatların yolu değildir.


(Altınoluk Sohbetleri 6 say. 32-36)